DİSLEKSİ NEDİR?

Okuma yazma matematik gibi akademik becerilerde görülen gelişimsel bir özel öğrenme güçlüğüdür. Amerika Psikiyatri Birliği’nin ( APA 2001 ) tanımına göre Özel Öğrenme Güçlüğü; zekası normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlere göre yaş, zeka düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma, matematik ve yazılı anlatım düzeyinin beklenenin önemli ölçüde altında olmasıyla tanısı konulan bir bozukluktur.

 

  • ÇOCUĞUN ZEKA DÜZEYİNİN NORMAL OLMASINA

  • HİÇBİR FİZİKSEL / DUYGUSAL BOZUKLUĞUN BULUNMAMASINA

  • NORMAL VE YETERLİ BİR EĞİTİM ALIYOR OLMASINA

  • SOSYOKÜLTÜREL ÇEVRENİN UYGUN OLMASINA

  • RAĞMEN ORTAYA ÇIKAR

Disleksi Ne Değildir?

  • Disleksi zihinsel bir engel değildir.

  • Disleksi bir hastalık değildir. Tıbbi bir tedavisi, ilacı yoktur.

  • Disleksi duyu organları ( görme , işitme…), duygusal, davranışsal bozukluklar nedeniyle öğrenememe durumu değildir.

  • Disleksi her seferinde üstün zekalı olmak değildir.

  • Çoğu dislektiğin olağanüstü yetenekleri olmayabilir.

Disleksinin Nedenleri Nelerdir?

Disleksinin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Gelişimin erken bir döneminde beyin fonksiyonlarını engelleyici bir etki yapan herhangi bir sürecin (genetik etkenler, konjenital faktörler, prenetal hasar, prenetal zorluklar, beyin hasarı gibi), öğrenme güçlüklerine neden olabileceği ileri sürülmektedir.

En çok kabul gören teoriye göre; disleksi daha en baştan itibaren beyin kaynaklıdır, bazı beyin bölgelerinde bilgi işleme süreçlerinde sorunlar yaşanmaktadır.

Disleksinin Belirtileri Nelerdir?

OKUL ÖNCESİ ( 3-5 YAŞ )

  • Sesleri, kelimeleri, harfleri hatırlamada güçlük

  • Alfabedeki ve kelimelerdeki harflerin verilen talimatları vs sıralamalarını hatırlamada güçlük

  • Okunuşu benzer olan kelimeleri karıştırma

  • Kopyalama ve boyamada zayıflık

  • Zayıf hafıza

  • Ailede disleksi olması

  • Bazı aktivitelerde yavaş tepki verme ( harf kelime oyunları gibi )


​İLKÖĞRETİM

  • Okula gitmede isteksizlik

  • Kelimeleri, harfleri, sesleri öğrenmede güçlük

  • Verilen talimatları takip etmede güçlük

  • Kelimeleri harflere veya hecelere ayırmada güçlük

  • Kelime ve ses bilgisinde zayıflık

  • Okuma veya hecelemede güçlük

  • Organize olamama

  • Davranış bozuklukları

     

ORTAÖĞRETİM ( 12- 18 YAŞ )

  • Okurken veya hecelerken harf ve seslerin sıralanmasında güçlük

  • Ödev ve yazılı çalışmaların çok zaman alması

  • Zamanı yetiştirememe

  • Hatırlama ve organize olmada güçlük

  • Sürekli bir asabiyet hali

  • Okuldan kaçmak için çeşitli taktikler geliştirme


 

Yazılı bir metni çözümlemekle (harf ve ses ilişkisini kurarak, kelimeleri doğru olarak okumak) ile ilgili olan disleksi, okuma faaliyetinin doğruluğu ve okumanın akıcılığı yetileri otomatik hale gelmediği zaman kendini gösteren bir durumdur. Dislektik çocuğun okuma güçlüğü belirtileri okuma yazma öğrenimi süreci ile başlar. Bu yüzden çocuk birkaç yıl eğitim alana kadar disleksi tanısı konulamaz. Ancak okuma yazma becerilerinin gelişimi için gerekli olan pek çok temel beceri vardır. Bu becerilerde gözlenen yetersizlikler, risk faktörü taşıyan bireylerin farkedilebilmesi için önemli ipucu niteliği taşımaktadır.

Dislektik bir çocuk harfleri tanımakta, harfleri seslendirmekte, bu becerileri otomatikleştirmekte ve hızlı bir şekilde çözümlemede zorlanır. Dislektik öğrencilerin sesli okumaları yaşlarına, okul düzeylerine ve aldıkları eğitime göre beklenenden daha yavaş ve yanlıştır.


Genel olarak yapılan okuma hataları şunlardır:

  • Benzer/Sesteş harfleri karıştırma: d-b-p, m-n, t-f / b-p, t-d, f-v, s-z

  • Harf sırasını ters algılama: çok = koç ; en = ne ; ve = ev …

  • Harf atlama: kabak = kabk

  • Alfabeyi öğrenme güçlüğü

  • Aşina olunmayan veya nadiren kullanılan kelimeleri okuma ya da telaffuz etme güçlüğü

  • Aynı satırı okumaya devam etmede veya bir sonraki satırı okumak için sağdan sola geçme güçlüğü


Dislektik öğrenciler tarafından yapılan en yaygın yazım hataları şunlardır:

  • Harfleri karıştırma

Benzer sesteki harfler: b-d-t; f-v; k-g…

Benzer görünüşteki harfler: b-d; n-u ; ı-i; o-ö; u-ü;a-e…

Hem benzer seste hem de benzer görünüşte olan harfler: b-d; m-n; o-ö; u-ü….

  • Harf atlama

  • Yan yana gelen aynı iki sessiz harf: attı = atı; bakkal= bakal

  • Harf ekleme

  • Hece tekrarı: Kafeterya = kafefeterya

  • Yer değiştirme: çark / çrak ;

  • Ortografi: Dağıtmak=dahıtmak=dayıtmak…


Ayrıca büyük harfleri genellikle kullanmazlar veya yanlış yerde kullanırlar. Diğer noktalama işaretlerini neredeyse hiç kullanmazlar. Son olarak, bazı öğrenciler yazım hatalarını gizlemek için, muhtemelen bilinçsizce, el yazıları anlaşılamayacak şekilde yazılarını deforme ederler.


Disleksi yazılı anlama becerileriyle ilgili değildir; ancak yazılı bir metni anlama ve akıcı okuma güçlüğü, çözümleme becerilerinin yavaş gelişiminin bir sonucu olarak ikincil bir etki olabilir. Bu etki de yazılı metinlere maruz kalmayı azaltarak kelime ve genel kültür edinimini engelleyebilir.


Disleksili pek çok insan ezber gerektiren sıralamaları (örneğin: alfabedeki harf dizinleri, çarpım tablosu, aylar) öğrenmekte ve yön zaman kavramlarını (örneğin, sağ/sol) ayırt etmekte zorlanırlar.


Yeni bir dil öğrenme söz konusu olduğunda ise, dislektik bir öğrencinin karşılaşabileceği zorluklar önemli ölçüde artar. İkinci bir dili öğrenmek, anadilin edinimi için gerekli olan aynı becerilere dayandığı için anadildeki olası güçlükler ikinci dile aktarılacaktır. Bu yüzden fonoloji, yazım ve sözdiziminde zorlananlar yeni dilde de benzer zorlukları yaşayacaklardır (Sparks vd., 2006). Ancak, zorlukların kendilerini gösterme derecesi bu becerilerin yeni dildeki önemine bağlıdır. 

Disleksi Tedavi Edilebilir Mi?

Disleksi bir hastalık değildir ve tıbbi bir tedavisi de yoktur. Disleksi özel eğitim yoluyla oldukça sağltılabilir ve silikleştirilebilir. Yine de dişlektik birey bu özelliklerini yaşamının sonuna kadar muhafaza eder. Disleksinin sağaltılabilmesi için erken tespitlerde ilkokul çağı boyunca gecikmiş tespitlerde okul çağı boyunca özel eğitim desteği alması gerekmektedir.

Araştırmalar gösteriyor ki ilkokul 1-2 ve 3. Sınıflarda tanı ve tespiti yapılmış ve özel eğitim müdehalesinde bulunulmuş çocukların % 83’ ü eğitim yaşantılarına sorunsuz olarak devam edebilmektedir. Süre ve yüzdeler eğitimin alınış süresi ve kalitesiyle değişkenlik gösterebilir.

Disleksinin Alt Tipleri Nelerdir?

Disletik kişinin okuması yavaşsa, okuması sırasında duraklama ve tekrarlama hataları söz konusuysa bu tip disleksi algısal ( Perseptüel – P tipi ) disleksi, eğer okuma hızlıysa ancak kelime ve hece atlama hataları oluyorsa dilsel (Linguistik – L tipi ) disleksi olarak isimlendirilir.

İki tip disleksi arasındaki farkın beynin sağ ve sol yarım kürelerinden birinin diğerine göre farklı olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Örneğin L tipi dislekside beynin sağ yarım küresinin baskın oluşu neden gösterilirken P tipi disleksi de ise durum tam tersidir.  

Disleksi İle Birlikte Görülen Diğer Problemler Nelerdir?

1) Öğrenme Bozuklukları

Diskalkuli


Aritmetik ve matematik becerilerin kazanılması, temel aritmetik becerilerin kullanılması ve hesaplamaların yapılmasında zekadan bağımsız olarak ortaya çıkan güçlük ya da bozukluktur

Bireysel olarak uygulanan standart testler ile ölçüldüğü üzere kişinin kronolojik yaşı, ölçülen zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda matematiksel becerileri beklenenin önemli ölçüde altındadır. ( DSM IV )

Matematiksel dili algılama ve kullanma sırasında birden fazla bilişsel süreç devreye girmektedir. Bunlardikkat, algılama, kavrama, sınıflandırma, eşleştirme, sıralama, miktar ilişkileri, oran, sebep sonuç ilişkisi olarak sıralanabilir. Bu süreçlere ek olarak okuma – yazma bilgisi de unutulmamalıdır.


Diskalkulinin ortak özellikleri

  • Matematiksel ifadeleri algılamada güçlük çekme. ( Tanıdığı sözcüklerin problem içerisinde farklı anlamda kullanılıyor olmasından dolayı sıkıntı yaşanabilmektedir. )

  • Kısa süreli bellek zayıflığından dolayı hesaplamalarda hatalar yapma.

  • Küçük sayı miktarlarını ( 3-4 adet ) birer birer saymadan söylemekte zorlanma.

  • Temel matematik becerileri içeren işlemlerin oldukça yavaş ve zor çözülmesi,

  • İşlemlerinin değişme özelliğini kullanmayı ve sağlamalarını yapma sırasında yetersizlik,

  • Matematik problemlerinde kullanılan adım ve işlemleri sergilemede zorlanma,

  • 6-9, 4-7, 2-5, 3-8 rakamlarını okurken ve yazarken karıştırma,

  • Rakamları ters yazma, yazılış yönlerini karıştırma.

  • Sayıları kıyaslamada zorlanma, negatif ve pozitif sayıları ayırt edememe,

  • Para üstü verirken şaşırma,

  • Gün, hafta, ay, mevsimler vb. kavramları anlamada güçlük çekme,

  • Zamanı anlatmada, yer ve yönü bulmada zorlanma,

  • Matematikteki genel kavramları anlayamama ve hatırlayamama,

  • Basit geometrik şekilleri çizerken orantısız konumlandırma


Disgrafi


Disgrafi, yazı yazmayı etkileyen bir bozukluktur. Yaşa ve alınan eğitime göre, yazı yazma beklenenden daha yavaştır ve/veya yazı biçimsel olarak daha düzensiz, anlaşılması da daha zordur. Ayrıca disgrafili öğrenci yazı yazarken yaşıtlarına kıyasla daha çok yorulur. disgrafi el yazısı yazmadaki özel bir öğrenme güçlüğüdür.

Disgrafi; sadece yazı yazmanın yürütücü becerilerini etkiler, bu yüzden

dispraksik bir kökeni olmadığı sürece çizme becerileriyle karıştırılmamalıdır.

Öyle ki, disgrafili bir öğrencinin gelişmiş çizim becerileri olabilir. Bu durumda,

disgrafiyle ilişkili güçlükler okuma-yazma öğreniminin başında değil, yazmanın

pratikleşmesi gerektiği üçüncü eğitim yılında ortaya çıkmaktadır. Bu tür

zorlukları yaşayan bir öğrenci durumu şöyle açıklamaktadır: “Önceden harfleri

çizmeyi öğrenmek zorundaydım, şimdi ise yazmayı!”


Disgrafinin ortak özellikleri

  • Yazı ve şekil kopya etmede yavaşlık

  • Sözcük ve harflerde özensiz hizalama

  • Tamamlanmamış, yazım yönleri ters harfler

  • Üç boyutu algılamada zorluk

  • Kalem tutuşu hatalarından dolayı parmakların çabuk yorulması

  • Yazarken bilek, kol ve vücudu konumlandırmada zorluk

  • Sık sık silinmiş ve temiz kullanılmamış sayfa düzeni ve defterler

  • Detaylara karşı dikkatsizlik

  • Harf bağlantılarında olması gerekenden fazla bırakılan boşluklar

  • Sözcük ve tümceler arasındaki boşlukların az ya da ço fazla olması

  • Yazılı anlatım becerilerinde zorlanma, kompozisyon yazmada ve klasik sınavlarda bilgiyi kağıda dökmekte beklenilenden geride olma


Dispraksi


Dispraksi hareket örüntülerini yerine getirmede yaşanılan güçlük anlamına gelmektedir. Dil ve konuşmayı el göz koordinasyonunu (özellikle el yazısını) ve organizasyonu etkiler. Beynin kas hareketlerini düzenli sıraya sokamamasından ileri gelen bir özel öğrenme güçlüğüdür (SpLD).

Disletik olarak tanımlanan pek çok güçlük diprakside de mevcuttur.

Dispraksinin en belirgin özelliği, okul konularını öğrenmeyi ve günlük yaşam aktivitelerini önemli derecede engelleyen motor koordinasyonunun gelişimindeki güçlüktür.


Dispraksinin ortak özellikleri

  • Sakarlık, sürekli bir yerlere çarpma

  • Küçük çocuklarda emekleme, oturma, yürüme becerilerinde zorlanma

  • Gömlek ilikleme, bağcık bağlama gibi ince motor becerilerde gecikme

  • Yapboz birleştirme maket yapma, top oynamada yetersizlik

  • El yazısı yazmada zorlanma

  • Bisiklete binme, yüzme gibi denge gerektiren becerileri öğrenmede zorlanma

  • Çevresel faktörlerden dikkatin çabuk dağılması ( ses ışık vb. )

  • Okurken, yazarken sık sık yerini kaybetme

  • Şekil ve grafik hazırlarken zorlanma, cetvel ve pergel kullanımında zorluk

  • Sıralı becerilerde zorlanmadan dolayı çarpım tablosu ve alfabe gibi birbirini takip gerektiren konularda zorlanma

  • Çapraz lateralleşme sorunları, Baskın el tercihlerini değiştirme, Sağ – sol karıştırma

  • Uzaysal algılama sorunları, Mesafeyi hesaplayamama


2) Yönetici işlev bozuklukları


Yönetici işlevler, bir amaca ulaşmak için uygun problem çözme kurulumunun korunması olarak tanımlanabilir.( S. Karakaş ) Dikkat toplama, mantık yürütme, bilgiyi alma, işleme, değerlendirme sıralama, bilgiler arasında bağlantı kurma gibi hem davranışsal hem de zihinsel süreçleri içine alan kapsamlı bir süreçtir. Bu süreçlerde yaşanan sorunlar çok farklı tanılara neden olabilmektedir. Önemli olan yapılan değerlendirmeler sonucunda doğru tedavi ve eğitimlerden bireyin yararlanabilmesidir.

Wisconsin Kart Eşleme Testi, Stroop Testi başta olmak üzere nöropsikolojik testlerin değerlendirilmesi ile zihinsel süreçlerde yaşanabilen sorunları türü ve derecesi saptanmaktadır.


Sözel olmayan öğrenme bozuklukları


Sözel olmayan öğrenme bozukluğu özellikle görsel – uzamsal ya da dilin sözel olmayan yönleriyle sunulan bilgiyi işlemede güçlüğü ifade etmektedir. Sözel olmayan öğrenme boğukluğu yüksek düzeyde sözel becerileri ile düşük düzeyde görsel – uzamsal becerileri, sözel olmayan problemleri ya da soyut problemleri çözmede güçlüğü, sosyal becerilerde yetersizliği kapsamaktadır (Badian, 1992; Gross-Tsur, vd. 1995)


Sözel olmayan öğrenme bozuklukları ortak özellikleri

  • Ezber yeteneğinin iyi olması

  • Detaylara gösterilen dikkat

  • Erken yaşlara konuşma ve zengin kelime hazinesi

  • Sosyal ilişkileri değerlendirmede zorluklar

  • Çok konuşma/ bıktırıcı ve sürekli sorular sorma

  • Deneyimlerini, öğrendiklerini sözel bilgi olarak depolarlar.

  • Kişilerarası ilişki kurabilmede ciddi eksiklikler

  • Yeni durumlara uyum sağlamada güçlük

  • Sözel olmayan iletişimi anlamakta güçlük çekme

  • Mesafeleri ve boyutları doğru algılayamama

  • İnce motor hareketlerde zorluk

  • Denge sorunları

  • Sözel IQ düzeyinin performans IQ’ dan yüksek olması

  • Sözel bellekleri güçlüdür.

  • Dış ortamın çeşitliliği ve değişkenliğinden olumsuz etkilenirler

Dehb


3) Sosyal duygusal problemler


Günümüzde bile hala disleksili öğrenciler zamanında teşhis edilememektedir

Geç tanı veya tanı eksikliği, o öğrencilerin akademik başarılarını önemli derecede olumsuz etkileyebilir ve yetişkinlik dönemlerinde ciddi sosyal ve kişisel sonuçlar doğurabilir. Dislektik bireylerin öğrenmede yaşayabilecekleri zorlukların neden olacağı hayal kırıklılıkları benlik saygısını düşürebilir ve psikolojik duygusal bozuklukların riskini arttırabilir. Eğer diskektik öğrencilere yaşadıkları güçlüklerde anlayış gösterilmezse, bu öğrenciler


Tüm bunlar pek çok sonuca yol açabilir: okulu bırakma, depresyon, anksiyete, panik atak vb. (karmaşık) psikiyatrik bozukluklar ve ciddi davranış problemleri. Ayrıca yine karşıt olma karşıt gelme, tik bozukluklar, bipolar bozukluk önceden oluşmuş ya da eşlik eden sorunlara da müdahele etmek gerekebilir.


Yukarıdaki etkiler kendini göstermeden önce, mümkün olduğunca erken tanılama ve okuma güçlüğü riskinde olanları teşhis etmek gerekmektedir.


Veliler, öğretmenler ve eğitim alanındaki uzmanlar şunu akıllarında çıkarmamalıdırlar: öğrenme üzerindeki olumsuz etkileri azalttığı ve çocuğu ikincil psiko-patolojik bozuklukların gelişim riskinden koruduğu için, daha erken tanı; daha etkili müdahaleye olanak verir ve rahatsızlığın seyrinde daha olumlu etkiler yaratır.


4) Dil konuşma problemleri


Disleksi’ nin özeliklerine bağlı olarak ya da disleksiden bağımsız olarak dil ve konuşma problemleri görülebilmektedir. Karşılaşılabilinecek bu durumla ilgili olarak özel eğitim hizmetleri içerisinde dil ve konuşma terapisti de yer alması gerekebilmektedir. Dislektik çocuklarda aşağıda sıralanan sorunlara rastlanabilmektedir.


Gecikmiş dil ve konuşma Çocuğun alıcı ve ifade edici dil becerilerinin yaşından beklenen düzeyde gelişme göstermemesi durumudur.


Sesletim (Artikülasyon) ve Ses Bilgisi (Fonoloji) Bozuklukları: Konuşma seslerinin ve dile ait ses birimlerin beklenenden farklı olarak sesletimi; ve ana dilin ses sistemi ve ses birleşimlerini düzenleyen kuralları anlama ve kullanmada güçlüktür. Bu bozukluklar; konuşma sesinin özelliklerinde, çarpıtılmalar; bir ses yerine başka ses kullanma, ses düşürme, ekleme, arka sesleri (k, g) öne getirme (t, d), ya da sürtünmeli sesleri (f, v, s, z, ş, j) durak sesi olarak çıkarma (t, d, p, b) gibi hata örüntüleri ile belirlenir. Bu durum konuşmanın anlaşılırlığını olumsuz yönde etkiler.


Akıcı Konuşma Bozuklukları: Konuşmada beklenenden farklı hız, ritim gözlenmesi, ses, hece, sözcük ya da sözcük öbeği tekrarları, uzatmalar veya bloklar biçiminde konuşma akışının kesintiye uğramasıdır. Bunlara aşırı gerginlik, çabalama davranışları ve ikincil davranışlar eşlik edebilir


Gelişimsel Dil Bozuklukları: Konuşma, yazı ve/veya diğer sembol sistemlerinin alıcı (algılanması-anlaşılması) ve/veya ifade edici (kullanılması) boyutlarında dilin biçim bilgisi (morfoloji), söz dizimi (sentaks), anlam bilgisi (semantik), edim bilgisi/kullanım

bilgisi (pragmatik) alt sistemlerini kapsayan bozukluklardır. Bu bozukluklar doğuştan veya bebeklik/çocukluk çağında ortaya çıkan gelişimsel nitelik taşırlar

  • kendilerini özellikle okulda yetersiz görmeye başlarlar ve kendileri hakkında olumsuz düşüncelere kapılırlar.

  • motivasyonlarını kaybederler ve okula karşı ilgisiz olurlar.

  • yetersizlik duygularını güçlendirecek yeni başarısızlıklar yaşarlar.

Disleksi İle Karıştırılabilecek Diğer Rahatsızlıklar Nelerdir?

Duyma / görme bozuklukları

Okuma yazma becerilerince işitme ve görme ile ilgili süreçlerin önemi tartışılmaz. Dikkat, algılama, bellek gelişiminde doğumdan itibaren tüm duyular kullanılarak birikimsel olarak öğrenmen gerçekleşmektedir. Disleksi şüphesi ile karşılaşıldığında mutlaka göz doktoru ve kulak burun boğaz doktoruna başvurulmalıdır.


Zihinsel gerilik

Çocuklarda görülen akademik başarısızlıklar, zihinsel gerilik şüphesini oluşturabilir. Uygulanan standart testlerde ( WISC-R ) 70 IQ puanın altında alınması durumunda zihinsel engelli tanısı konmaktadır.


Dislektik bireylerde ise en önemli kriter zihinsel bir gerilik olmamasına rağmen yaşıtlarından geri olma durumdur.

 

Otizm spektrum bozuklukları

İleri düzeyde ve karmaşık bir gelişimsel yetersizlik çeşididir. Sosyal etkileşim sorunları, iletim sorunları ve sınırlı / yinelenen davranışlarla kendini gösterir. ( APA. 2000 )


Otizm spektrumunda bulunan ve zeka düzeyinin etkilenmediği asparger sendromu ile disleksi zaman zaman karıştırılabilmektedir. Bu durumda ayırıcı tanı kriterleri irdelenmelidir.

Disleksi İle Yaşamak

Dislektik bireylere öneriler

 

  • Kendinizi tanıyın güçlü ve zayıf yönlerinizi belirleyin.

  • İhtiyaçlarınızı yakınlarınıza belirtin ve yardım isteyin.

  • Yazdıklarınızı okuyun. Eğer hatalı olduğunu düşünüyorsanız düzeltin ya da yardım isteyin.

  • Zamanınızı iyi kullanın. Bunu için saat ve zaman çizelgelerini işlevsel kullanın.

  • Yetiştirmeniz gereken ödev, sınav veya projeleriniz için günlerinizi planlayın.

  • Öğrenme stilinizi belirleyin ve buna göre çalışmalarınızı ve mesleki tercihlerinizi belirleyin.

  • Yapacağınız işleri önceden planlayın.

  • Takvim ve ajandanız yakınınızda olsun. Renkli kalemler kullanarak kodlama ve işaretlemeler yapın.

  • Yapılan işin en önemli parçalarını belirlemeye çalışın.

 

 

Ailelere öneriler

 

  • Çocuğunuzun gelişimini yakından takip edin, farklılıkları uzmanlara danışın.

  • İstenmeyen sosyal hatalardan kaçınmak için çocuğa yapılandırılmış ve destekleyici bir çevre sağlayın.

  • Başarı duygusunu tatmasını sağlamak ve donanımını arttırmak için çocuğunuzun özelliklerine uygun sportif ve sanatsal aktivitelere yönlendirin.

  • Çocuklarınıza yaşadıkları problemin doğasını anlatılmalı, güçlü ve zayıf yanları gösterilmeli ve mücadele teknikleri konusunda yardımcı olmalısınız.

  • Çocuklar her zaman hem evde hem okulda ‘güvenli bir yer’ olduğunu bilmeye ihtiyaç duyarlar. Sosyal ve diğer konularda konuşabilecekleri özel bir insana ihtiyaç duyarlar.

  • Aşamalı olarak bağımsızlığını cesaretlendirin ama çocuk hazır olmadan desteğin kalkmayacağını çocuğa hissettirin.

  • Önemli ölçüde güç olan alanlardaki soruları anlaşılır yapmak, açıklamak ve görsel bilgiye çevirmek için dili kullanın.

  • Öğretmeninizle iletişiminizi güçlü tutun.

  • Çocuğunuzu kendi içinde değerlendirin.

 

Öğretmenlere öneriler

 

  • Sınavlarda ve çalışmalarda beyaz kağıt yerine saman kağıt ya da pastel tonlarda kağıt tercih edin. Renkli tonlarda defter kullanmalarına izin verin.

  • Tahtaya yazarken renkli kalemler kullanın

  • Bu öğrencilerin zihinsel yetersizlikleri olmadığı için güçlük çektiği alanlara yönelik eğitim programı (BEP) hazırlayın.

  • Öğrencinizi tahtayı ve sizi rahat görebileceği şekilde sınıfın ön tarafına oturtun.

  • Öğrenciye her dersin konusu, süreci, beklentilerinizi açık net olarak ifade edin.

  • Her dersin başında daha önce öğrenilen konuları kısaca tekrarlayın, dersin sonunda ise önemli konuları özetleyin.

  • Ders içeriğindeki teknik terimleri ve çocuk için yeni sözcükleri açıklayın, yeni terim ve sözcüklerin açıklamasının yer aldığı çalışma kâğıdını ders öncesinde öğrenciye vererek derse hazır olmasını sağlayın.

  • Sınıf kurallarını belirleyin, sınıf kurallarını tek tek öğretin ve kuralların yazılı/görsel olarak yer aldığı bir pano hazırlayın.

  • Öğrencinin çalışma gruplarına katılımını destekleyin.

  • Öğrenciye başarabileceği görev ve sorumluklar verin.

  • Öğrencinin soru sormasına, gerektiğinde konularının tekrar edilmesine fırsat tanıyın.

  • İşlenen konuların pekiştirilmesi ve öğrencinin sınava hazırlanmasını sağlamak amacıyla konu içeriğine uygun sorular hazırlayın.

  • Ders anlatımında jest ve mimikleri kullanın, abartılı jest ve mimiklerden kaçının.

  • Öğrenciniz etkinlik sırasında başarısızlık yaşadığında ya da verdiğiniz yönergeyi anlayamadığında verdiği tepkileri dikkate ederek gerekli önlemleri alın.

  • Dersi anlatırken çok uzun ve karmaşık cümlelerden kaçının.

  • Araştırma projesi, sınıf içi sunum, grup çalışması gibi farklı yöntem ve tekniklerle derste işlenen konuları daha iyi anlamasına imkan tanıyın.

  • Sınıf içinde öğretimi etkileyecek ses, ışık gibi uyaranların olmamasına dikkat edin.

  • Öğrenciniz yazılı anlatımda güçlük yaşıyorsa sözlü sınavları, kısa yanıtlı ve boşluk doldurmalı sınavları tercih edin.

  • Öğrencinin sınavını gerekirse bireysel olarak yapın. .

  • Okuma/yazma problemi olan öğrencilerin değerlendirmelerinde okutman/yazman desteği alın ya da kendisini sözel olarak ifade etmesini isteyin, yazman desteği alamadığınız yazılı sınavlarda ek süre verin.

  • Sınava başlamadan önce öğrencinin sınav sorularını anlayıp anlamadığını kontrol edin, sınav sorularını kendi cümleleri ile ifade etmesine imkan tanıyın.

  • Matematik, fen ve teknoloji gibi derslerde sınav sonuçlarını değerlendirirken, yalnızca sonuca değil, yaptığı işlemlere de puan verin.

  • Öğrencinin ders sırasında konuyu anlayabilmesi için hesap makinesi, bilgisayar vb teknolojik aletleri kullanmasına imksn tanıyın.

  • Sınav sonrasında zaman kaybetmeden öğrenciye geri bildirim vermeye dikkat edin.

  • Öğrenci ile konuşurken olumsuzdan çok olumlu ifadeler kullanın.

  • Aile ve uzmanlarla iş birliği yaparak öğrencinize yönelik alınacak önlem ve stratejileri belirleyin.

  • Öğrencinizi kendi içinde gösterdiği gelişme ile değerlendirin ve öğrencinizin yapamadıklarına değil yapabildiklerine yoğunlaşın.

  • Öğrencinizin başarılarını anında ödüllendirin.

  • Sosyal iletişimin ve etkileşimin arttırılması amacıyla öğrencinizin sınıf arkadaşlarıyla uyum sağlaması için etkinlik planlayın ve bu etkinliklere katılmalarını sağlayın.

  • Öğrencinin okula uyumda yaşadığı güçlüklerin üstesinden gelmesi için okul rehber öğretmeni ve aile ile iş birliği yaparak alınacak önlemleri belirleyin. .

  • Sınıfta yüksek sesle okumaya zorlamayın.